Nedir.Org *
Zeus

Bilim Nedir

Okunma : 17201
Bilim, bir konudaki olguların tanımlanarak, olgular arasında nedensellik ilişkisi kurup, bu ilişkileri teori olarak sunarak kanunlara ulaşmaktır. Bilim sayesinde, olayların olması, olmaması ve değişik şekillerde olması sağlanarak doğa olayları denetim altına alınabilir.

Bilimsel araştırma yöntemi; sorunu belirleme, gözlem, hipotez, teori ve kanuna uluşmu gibi çeşitli evrelerden oluşur. Bilimsel araştırmayı, bilimsel düşünce yöntemi yardımıyla, olgulara dönük olarak sistemli faaliyetler bütünü olarak tanımlamamız mümkündür.

“Bilim” sözcüğü ile genelde pozitif bilimler kastedilmektedir. Bu da doğa ve toplumsal bilimler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Doğa bilimleri de fiziki ve biyolojik olmak üzere ikiye ayrılabilir. Fiziki bilimler cansız varlıkları incelerken, biyolojik bilimler canlıları konu alır. Toplumsal bilimler toplum içinde yaşayan insanları her yönüyle inceler.

Bilimde önemli olan gerçeği bulmaktır. Gerçeğe giden yolda yansızlık ve doğruluktan uzaklaşmama çok önemlidir. Objektif olmak, duyguları, önyargıları zevkleri vb. gibi gerçeği görmemizi engelleyici inançlarımızı araştırmamızdan uzak tutmamız gerekir.

Bilimsel Bilginin Basamakları

Esas itibarıyla, modern bilim bilgiyi aşağıdaki basamaklar aracılığıyla kurar:
a. Gözlem
b. Deneyler
c. Açıklama
d. Genelleme ve tahmin

a. Titiz gözlem
Gözlem yapmak, aşağıda sıralanan basamaklardan adım adım ilerlemek demektir:
• Olguların dikkatli bir şekilde gözlemlenmesi.
• Kişisel fikirlerin bir kenara konması.
• Spekülasyonları ve önceki bilgileri terk etmek.
• İnançları, önyargıları, beklentileri ve hırsları terk etmek.
• Mantıksal sorular sorulması.
• Hipotezler önermek.

b. Dikkatli deneysel olgu kontrolü
Olgu kontrolü, uygun metodlar ve araçlara sahip deneyler aracılığıyla yapılır. Buradaki amaç,
gözlemler ve olguların doğruluğunu kontrol etmek ve bu gözlemler ve olgular arasındaki ilişkileri
göstermektir. Deneysel olgu kontrolü, aşağıdaki noktaları gerektirir:
• Gözlemlerin farklı durumlarda ve farklı kişiler tarafından tekrar edilmesini.
• Otoriteye boyun eğmeksizin, sonuçların cehalet üzerinde zafer kazanmasını.
• Sebep ve sonuç arasındaki şüphe götürmeyen ilişkilerin gösterilmesini.
• Sonuçların, net ve belirsizlik taşımayan bir şekilde gerçeği teyit etmesini.
• Sonuçların ilüzyonlardan arınmış, gerçeğe uygun bir doğrulamasının yapılmasını.

c. Dikkatli açıklama
Bilim insanları açıklama yaptıklarında, aşağıdaki maddelere uymak zorundadırlar:
• Daha önceki çelişen gözlemleri tartışmak.
• Yeni gözlemler ile eski gözlemler arasındaki ilişkileri göstermek.
• Belli bir sebebin neden belli bir sonucu olduğunu açıklamak.
• Argümanla ilgili bir hata olmadığından emin olmak.

d. Mantıklı bir şekilde genelleme yapmak ve tahminde bulunmak
Bir bilim insanı, ancak belli bir sayıda doğrulanmış olgu keşfedildiğinde, akademik terminolojiyi
kullanmak için genelleme ve tümevarım yapma aşamasına ilerleyebilir. O zaman, aşağıdaki
maddeleri takip eder:
• Gözlemleri genellemek.
• Gösterilen olguların gerçeği tanımladığını kabul etmek.
• Benzer durumlar için de geçerli olacak kanunlar ve kuramlar geliştirmek.
• Olguların ve bunların ilişkilerinin evrimini, gelecekteki durumunu ve şeklini tahmin etmek.

Antik çağlarda bilim

Bilimin yazıdan daha önce ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu sebeple, özellikle antik çağlardaki bilimsel buluş, görüş ve keşifleri incelemekte arkeolojinin önemli bir yeri vardır. Örneğin arkeolojik çeşitli keşiflerin incelenmesi sonrası tarih öncesi çağlardaki ilk insanların çeşitli gözlemler yaptığı saptanmıştır; örneğin mevsimleri takip etmişlerdir. Afrika'da bulunan ve MÖ 35000 ile MÖ 20000 yılları kökenli çeşitli bulgular, zamanı ölçmeye dair çeşitli denemelerin izlerini taşımaktadırlar.

Bununla birlikte teknolojik gelişimin yanı sıra bilimsel etkinliklerin özellikle MÖ 2500 yılında yoğunlaştığı ve ivme kazandığı tespit edilmiştir. Bunun özellikle mimari birçok örneği bugün de görülebilir; Stonehenge gibi büyük yapılar belirli bilimsel ve teknolojik gelişim, özellikle de çeşitli gelişmiş matematik bilgileri olmaksızın yapılamayacak anıtlardır. Örneğin bu dönemdeki çoğu yapılar en azından Pisagor kuramı olmaksızın yapılamayacak yapılardır; buna ve benzeri diğer bulgulara dayanarak, Pisagor kuramının Pisagordan binlerce yıl önce insanlar tarafından bilindiği tespit edilmiştir. Nitekim antik Mısırlılar gibi birçok ulusta çok erken tarihlerde matematiksel etkinlikler görülmektedir. Antik Mısırlılar MÖ 4200 yılında 365 günlük bir takvim üretmiş oldukları gibi, MÖ 3100 yılı tarihli bir gürzde sayısal olarak milyonları ifade etmek için bir sistemin kullanıldığı görülmüştür. Antik Mezopotamya'da matematiksel etkinlik ve gelişimin varlığı, arkeolojik araştırmalarca elde edilen kil tabletler yardımıyla bilinmektedir. Mezopotamya'da zaman içinde iktidara gelen farklı krallıkların neredeyse tamamından matematiksel etkinliğin bulguları kalmıştır; MÖ 3. binyıldan Sümerlere ait, MÖ 2. binyıldan Akad ve Babillilere ait, MÖ 1. binyıldansa Asurlulara ait. Bunlara ek olarak daha sonra bölgede hakimiyet kuran Perslere ait MÖ 6. yüzyıldan 4. yüzyıla kadarki bir tarihe ait bulgular da mevcuttur. Mezopotamya'daki matematiksel etkinlikler çok çeşitlidir ve pratik sorunların ötesine de sıklıkla geçmiştir; lineer ve ikinci dereceden denklemlerin çözümünü içeren cebir çalışmaları ile çeşitli sayı kuramına dair çalışmalar yapılmıştır. Bunlara ek olarak bu topraklardaki farklı krallıklar tarafından zaman içinde sayı sistemi oldukça geliştirilmiştir. Sümerliler, antik Mısırlıların kullandığına benzer ondalık ekli bir sayı sisteminin temellerini atmışlar ve kullanmışlardır. Bu sistem daha sonraki dönemlerde farklı iktidarlar tarafından geliştirilmiş, Babillilerce 60 bazlı bir sisteme ulaşılmıştır.

Ebers Papirüsü (yaklaşık MÖ 1550) Antik Mısır'daki tıbbî uygulamalar ve bilgileri içeren bir papirüstür. Papirüste tümörlerin ve apselerin cerrahi tedavisinden, depresyon ve deri hastalıklarına kadar çok çeşitli tıbbî konulara değinilmiştir.
MÖ 3. binyılda Hint yarımadasında matematikle uğraşıldığı ve matematiksel hesapların yapıldığı bilinmektedir. Ayrıca bu matematiksel etkinlik büyük oranda ölçüm cetvelleri, ağırlık ve genel olarak ölçümler gibi konuları da içermekteydi. Bu dönemdeki matematiksel etkinliklerin genel olarak astronomi ile de ilişik olduğu öne sürülmüştür.

Nitekim dinî açılar da barındıran, sıklıkla matematik gibi diğer bilim dallarıyla birlike yapılan astronomi çalışmaları antik çağdalarda büyük bir önem ve yer arz etmektedir. Astonomiyle ilişkili fenomenlerin matematiksel tezahürlerine antik Mezopotamya'daki bilimsel etkinliklerde rastlanmaktadır. Çin'de takvimsel ihtiyaçlara karşılık verecek astronomi faaliyetleri olduğu gibi, Mezopotamya'da matematiksel gelişimden yararlanılarak gezegenlerin döngülerine, pozisyonlarına dair hesaplamalar yapılmaktaydı. Matematiksel gelişimden ayrık bir biçimde astronomi çalışmaları ve anlayışı Orta Amerika merkezli Maya uygarlığında kendisine yer bulmuştur; özellikle takvimsel çalışmalar ve güneş ve ay tutulmalarının hesaplanması önemli yer tutmuştur.

Bunların dışındaki bilimlerin de kökenlerini antik çağda bulmak mümkündür. Örneğin biyoloji uygarlığın gelişiminden çok önceleri toplumsal anlamda önemli bir rol almış, özellikle tarım açısından çok çeşitli gelişmeler olmuş, insanlar birçok hayvanı evcilleştirmiştir. Bitkilerin incelenmesi sonucu birçok şey keşfedilmiştir; örneğin arkeolojik bulguların Babillilerin hurma ağacının eşeyli ürediğini keşfetmiş, polenlerin eril olduklarını ve polenlerin dişil bitkilere aktarılarak üremenin sağlanabileceğini kanıtlamışlardır. Antik çağlarda ayrıca biyolojiyle birlikte olarak tıbbî çalışmalar da yapılmış, Çin, Mısır ve Hint yarımadasındaki çeşitli uygarlıklar farklı şifalı bitkileri belirli tıbbî ve anatomik sorunlar için kullanmışlar, bu kullanımlarını zaman zaman yazıyla da ifade etmişlerdir. Tıbbın yanı sıra, kimya, coğrafya ve jeoloji gibi bilimler de özellikle Çin'de büyük ölçüde gelişmiştir.

Bilim ve felsefe

İlk çağlardaki filozofların dünyayı ve etrafı anlamaya çalışması, merak duyguları, belirli kriterlerin doğmasına ve bunların çeşitli ideolojilere dönüşmesine yol açmıştır. Bilimin temelleri atılıncaya kadar, tartışma ve deney olgusu insanlar tarafından geliştirilmiş ve bu bir arayış haline dönüşmüştür. İlk dönemlerde belirgin bir felsefe-bilim ayrımı yoktur ve birçok büyük bilim adamı aynı zamanda filozoftur. Deneyin ve sonucun klişe haline gelmesi bilimin artık istenilebilir düzeye gelmesini sağlamıştır. 19. yy a kadar gelişme kateden bilim aslında kendi içinde bir savaş vermiş, birçok özgün araştırmacı, düz mantıkla hareket eden ortaçağ liderlerine yenik düşmüştür. Aristo'nun fiziğinden daha farklı düşüncelere sahip olan Galileo kendi zamanının bilim adamlarıyla ters düşmeye başlamıştı. Bilim, tarihi sürecinde bu tip sahnelere sürekli tanık olmuş, deney ve gözlem sonucunda çöken kanunların yerini başkaları almıştır.

Gerçek ve varlığın amacını soruşturan felsefe sistematik düşünmeyi gerektirmektedir. Klasik antik çağ felsefesiyle başlayıp, Thales, Anaximenes,Pythagoras, Demokritos, Gorgias, Empedokles, Heraklitos, Parmanides, Sokrates, Plotinos, Platon ve Aristoteles gibi filozoflar, gitgide gelişen ve şekillenen felsefi soruların şekillenmesini sağlamışlardır. Din odaklı Ortaçağ felsefesinde Hıristiyanlığın kendisine bir aracı olarak kullandığı felsefe, Tanrı, bilgi, inanç eksenlerinde yoğun şekilde kullanılmıştır. Aydınlanma Çağı'nda yapılan felsefede akıl ön plana çıkmıştır. Düşünce sistemindeki temel görüş, insan aklının aydınlattığı kesin doğrulara ve bilgiye doğru ilerlemektir. Geçiş dönemi felsefesi olarak bilinen Rönesans felsefesi, bilimde ve düşünce sistemindeki yeni gelişmelerin yer aldığı bir dönemi kapsar. Yeniden doğuş manasına gelen rönesans, önceki çağlardan çok farklı bir düşünce sistemine geçişin köprüsü konumundadır.

Bilim ve felsefenin ayrışması modern çağa yaklaşırken iyice belirginleşmiş, bununla birlikte felsefe ile bilim tamamen birbirinden kopmamış ve gerek genel olarak bilimin felsefesi olan bilim felsefesi gerekse bilim dallarının tek tek felsefî yönden incelendiği felsefe dalları (örneğin fizik felsefesi) varlığını sürdürmekte ve gerek bilim gerekse felsefe alanlarında önemli roller oynamaktadır.

Bilim dallarının gelişimi

Nikolas Kopernik'in Güneş merkezli modelini anlattığı başyapıtı De revolutionibus orbium coelestium'dan ortaya attığı modelin bir çizimi. Gök bilimi, bilim dalları arasında en eski olanlardandır ve özellikle antik çağdalarda en yoğun anlamda icra edilen, bilimlerin anası olarak görülen bir bilimdir. İnsanların gökyüzüne olan ilgisi, yukarıda asılı duran cisimleri incelemeye itmiş ve teleskobun bulunmasıyla bu gözlemler daha etkin bir hâl almıştır. Babilli olgusal astronomlara nazaran Yunan astronomları, matematiksel ayrıntıları özümseyerek bu bilimin gelişmesinde temel noktaları oluşturmuşlardır.

Roma İmparatorluğu'nun iktidarı altındaki Mısır'da yaşamış olan Batlamyus özellikle astronomi tarihi ve genel olarak bilim tarihi açısından önemli bir konuma sahiptir. Daha sonraları İslam astronomları tarafından el-Mecisti olarak anılacak olan Hè Megalè Syntaxis yani "Büyük Derleme" isimli astronomi konulu eseri Orta Çağ boyunca genel geçer kabul gören astronomi eseriydi ve yazarı olarak Batlamyus neredeyse mitik bir statüye getirilmişti. Batlamyus'un evren modeli geosantrik yani yermerkezciydi ve uzun yıllarca kabul gören bu sistemden güneş-merkezli bir sisteme geçiş tartışmalar doğurmuştur.

Polonyalı bir astronom olan Nikolas Kopernik, dünyanın ve diğer gezegenlerin, güneş etrafında döndüklerini açıklamış; heliyosantrik yani güneş-merkezli bir sistem ortaya atmıştır. Copernicus'un sistemini Commentariolus isimli bir risale ile arkadaşlarına tanıtmış daha sonra sistemini, Papa III. Paulus'a ithaf ettiği ayrıntılı bir şekilde başyapıtı sayılacak De revolutionibus orbium coelestium isimli eserinde açıklamıştır. Bu astronomi biliminde yeni bir dönem açılmasına sebep olmuştur. Teleskobu geliştirmesi, yaptığı astronomik gözlemler ve Kopernik'in sistemine verdiği destek ile tanınan İtalyan bilim adamı Galileo Galilei de astronomi ve fizik tarihi için önemli birisidir ve zaman içerisinde modern gözlemsel astronominin babası ve modern fizik biliminin babası gibi atıflara mazhar olmuştur. 1671 de ilk aynalı teleskopu yapan matematik ve fizikçi Isaac Newton uğraştığı bilim dallarının gelişmesine çok fazla katkıda bulunmuş diferansiyel ve integral hesabın temellerini atmıştır. Ayrıca Newton'un 5 Temmuz 1687'de yayımladığı, Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri kitabı klasik mekaniğin temellerini oluşturan Newton'ın hareket yasaları ve yer çekimi gibi önemli konuları içerir.

Alman teorik fizikçi Albert Einstein enerjinin ışık hızının karesiyle kütlenin eşit olduğunu E=mc² formülüyle ispatladı.Genel görelilik kuramı ve İzafiyet teorisi ile kütlenin uzay zamanı büktüğünü ve zaman,mekan,hareketin birbiriyle bağımlı olduğunu ispatlayıp brown hareketi ile atomun varlığını kanıtladı. Leopold Infeld'la birlikte yazdığı Fiziğin evrimi kitabı ile kuantum ve mekan gibi konuları içerir.

Bilim Resimleri

  • 1
    Bilimsel Yöntem Şeması 2 ay önce

    Bilimsel Yöntem Şeması

Bilim Sunumları

  • 3
    Önizleme: 2 ay önce

    Bilimsel gelişmeleri etkileyen tarihi olaylar sunusu. (Coğrafi Keşifler, Rönesans, Reform, Aydınlanma Çağı)

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    Coğrafi KeşiflerRönesans HareketleriReform HareketleriAydınlanmaÇağı

    2. Sayfa
    COĞRAFİKEŞİFLER15. ve 16.Yüzyıllarda Avrupalılar tarafından YENİ TİCARET YOLLARI’nın, Okyanusların ve Kıtaların (Yeni Yerler) bulunmasına "Coğrafi Keşifler" denmiştir. Önceleri Dini Nedenlerle başlayan Dünyaya Yayılma Hareketleri (Haçlı Seferleri) 15.Yüzyılın ikinci yarısında açık bir şekilde Ekonomik Amaçlara yönelmiştir. Yeniçağ Avrupası'nda ticaretin gelişmesi ile Değerli Madenlere ulaşma ihtiyacını arttırmıştır.Avrupalılar, değerli madenlere ulaşabilmek için Asya ve Avrupa'ya seferler düzenlemişler ve Uzak Doğu Ülkeleri’ne ulaşmaya çalışmışlardır.ANA SAYFA NEDENLERİ KEŞİFLER SONUÇLARIOsmanlı Devleti’nin Coğrafi Keşifler’in Sonuçları’ndan Etkilenmemek İçin Aldığı Önlemler

    3. Sayfa
    COĞRAFİKEŞİFLERDoğu Ülkelerinin zenginliği ve fakir olan Avrupalılar’ın buralara gitmek için yeni yollar aramalarıTürkler’in İpek ve Baharat yollarına hakim olmalarıİstanbul’un Fethi‘yle Önemli Ticaret Yolları‘nın Türklerin kontrolüne geçmesi ve bundan dolayı da Avrupalılar‘ın Yeni Yol ihtiyaçlarının ortaya çıkmasıHıristiyanlığı yayma düşüncesiAvrupa’da Değerli Madenlerin az olmasıAvrupa’da bazı kralların gemicileri desteklemesi ve cesaret vermesiDoğudan (Çin ve Hindistan) Avrupa’ya gelen malların elden ele geçmesi nedeniyle pahalıya mal olmasıANA SAYFACoğrafi Keşifler ANA SAYFACoğrafi Keşifler’in Nedenleri

    4. Sayfa
    COĞRAFİKEŞİFLERBartel Mi Diyaz ‘ın Afrika’nın Güneyi’ndeki ÜMİT BURNU ‘nu bulması / 1486Kristof Colomb ’un AMERİKA KITASI ‘na ulaşması (Farkında Olmaması) / 1492Vasco Da Gama ‘nın HİNT DENİZ YOLU ‘nu bulması / 1496Americo Vespuçi ‘nin AMERİKA KITASI keşfetmesi / 1499Macellen ‘in DÜNYA’NIN YUVARLAKLIĞI ‘nı ortaya koyması / 1519ANA SAYFACoğrafi Keşifler ANA SAYFAÖnemli Coğrafi Keşifler

    5. Sayfa
    COĞRAFİ KEŞİFLERANA SAYFACoğrafi Keşifler ANA SAYFABARTEL Mİ DİYAZDiğer Keşifler SayfasıÜMİT BURNUppt_xppt_ystyle.visibility

    6. Sayfa
    COĞRAFİ KEŞİFLERCoğrafi Keşifler ANA SAYFAKRİSTOF COLOMBDiğer Keşifler SayfasıHAİTİANA SAYFAppt_xppt_ystyle.visibility

    7. Sayfa
    COĞRAFİ KEŞİFLERCoğrafi Keşifler ANA SAYFAVASCO DA GAMADiğer Keşifler SayfasıHİNDİSTANANA SAYFAppt_xppt_ystyle.visibility

    8. Sayfa
    COĞRAFİ KEŞİFLERCoğrafi Keşifler ANA SAYFAAMERİCO VESPUÇİDiğer Keşifler SayfasıHAİTİANA SAYFAppt_xppt_ystyle.visibility

    9. Sayfa
    COĞRAFİ KEŞİFLERCoğrafi Keşifler ANA SAYFAMACELLENDiğer Keşifler SayfasıFİLİPİNLERDEL CANOANA SAYFAppt_xppt_yppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    10. Sayfa
    COĞRAFİKEŞİFLERYeni Ada ve Kıtalar keşfedildi.Yeni Irklar, Hayvanlar, Bitkiler ve Kültürler keşfedildi.İspanya ve Portekiz, Coğrafi Keşifler sonrasında zenginleşerek Sömürge İmparatorlukları kurdular Yeni Ticaret Yolları (Hint Deniz Yolu) bulundu. Osmanlı’nın elindeki İpek ve Baharat Yolu eski önemini kaybetti. Bunun sonucunda Osmanlı Ekonomisi büyük zarar gördü.Akdeniz Kıyısı’nda yer alan Limanlar, eski önemini kaybetti. Buna karşın Atlas Okyanusu’na kıyısı olan Limanlar önem kazandı.Keşfedilen yerlerde bulunan değerli madenler Avrupa’ya getirildi ve Avrupa zamanla zenginleşti.Ticaretle uğraşan Burjuva Sınıfı güçlendi.İslam Ülkeleri, ekonomik yönden çöktüler.Rönesans ve Reform Hareketleri’ne zemin hazırladı.ANA SAYFACoğrafi Keşifler ANA SAYFACoğrafi Keşifler’in Sonuçları

    11. Sayfa
    COĞRAFİKEŞİFLERSokullu Dönemi’nde Süveyş Kanalı Projesi’ni gerçekleştirilmek istendi. Fakat , bu ancak 1869’da gerçekleştirebildi. Hint Okyanusu‘nda Portekizliler ile savaşıldı. Fakat üstünlük kurulamadı. (Kanuni Dönemi’nde 4 Hint Seferi)Sokullu Dönemi’nde Don - Volga Kanalı Projesi’ni gerçekleştirerek İpek Yolu’nu tekrar canlandırmak istedi. Fakat bunda da başarılı olamadı.Akdeniz limanlarını yeniden canlandırarak gümrük gelirlerini artırmak için Avrupalı devletlere kapitülasyonlar verdi. (Kanuni Dönemi)ANA SAYFACoğrafi Keşifler ANA SAYFAOsmanlı Devleti, Coğrafi Keşifler’in olumsuz etkilerini önlemek için;

    12. Sayfa
    COĞRAFİ KEŞİFLERANA SAYFACoğrafi Keşifler ANA SAYFASÜVEYŞ KANALI PROJESİDiğer Projeler SayfasıSÜVEYŞ KANALIppt_xppt_ystyle.visibility

    13. Sayfa
    COĞRAFİ KEŞİFLERANA SAYFACoğrafi Keşifler ANA SAYFAHİNT OKYANUSU ELE GEÇİRME PROJESİDiğer Projeler SayfasıSÜVEYŞ KANALIppt_xppt_ystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    14. Sayfa
    COĞRAFİ KEŞİFLERANA SAYFACoğrafi Keşifler ANA SAYFADON-VOLGA PROJESİDiğer Projeler Sayfasıppt_xppt_y

    15. Sayfa
    COĞRAFİ KEŞİFLERANA SAYFACoğrafi Keşifler ANA SAYFAAKDENİZ’İ CANLANDIRMA PROJESİDiğer Projeler SayfasıKAPİTÜLASYONstyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    16. Sayfa
    RÖNASANS HAREKETLERİ15. ve 16.Yüzyıllarda Avrupa’da meydana gelen Sanat,Bilim,Edebiyat ve Güzel Sanatlar Alanı’ndaki yenileşme hareketleri-dir.Bu hareketlerle “HÜMANİZM AKIMI” (İnsan Sevgisi) yayılmıştır.Bu hareketler,ilk olarak İtalya ‘da başlamıştır.ANA SAYFANEDENLERİSONUÇLARIRönasans Hareketleri’nin başlamasında en büyük etken KAĞIT ve MATBAA ‘nın Avrupa’da yaygınlaşmasıdır.Rönasans Hareketleri’ninİTALYA ‘da Başlamasının Nedenleri

    17. Sayfa
    RÖNASANS HAREKETLERİANA SAYFARönasans Hareketleri ANA SAYFARönesans Hareketleri’nin NedenleriAvrupa’nın Coğrafi Keşifler ile zenginleşmesi (Burjuva Sınıfı)Matbaanın bulunmasıyla,yeni buluş ve düşüncelerin kolayca yayılmasıZenginleşen Avrupa'da sanattan ve edebiyattan zevk duyan bir sınıfın oluşması Yazar,şair ve sanatçıları koruyan ve destekleyen (Kilisenin Baskısından Korkmayan) varlıklı kişilerin olması İstanbul’un Fethi’nden sonra İtalya'ya göç eden Bizans Bilginlerinin etkisi

    18. Sayfa
    RÖNASANS HAREKETLERİANA SAYFARönasans Hareketleri ANA SAYFARönesans Hareketleri’nin SonuçlarıÖzgür düşünce ve yeni bir sanat anlayışı doğmuştur.Skolastik Düşünceyi yıkmıştır. (Dogmatik,Durağan Düşünce Biçimi)Avrupa'da Bilim,Edebiyat ve Güzel Sanatlar Dalları gelişmiştir.Din ve İnanışlar (Doğru Bilgilerin Öğrenilmesiyle…) üzerindeki etkisiyle, Reform Hareketleri ‘ne yol açmıştır

    19. Sayfa
    RÖNASANS HAREKETLERİANA SAYFARönasans Hareketleri ANA SAYFARönesans Hareketleri’nin İtalya’da Başlamasının NedenleriCoğrafi KonumuAkdeniz ülkesi olarak, Antikite ve İslam Kültür ve Uygarlığı ile tanışmıştır.Ekonomik DurumuAkdeniz ticaretiyle uğraştığından, İtalyan şehirleri zenginleşmişlerdi.Tarihsel Durumuİtalya Roma, Yunan ve Hellen uygarlıklarının izlerini, ve birikimini taşıyan, zengin bir uygarlık merkeziydi.Siyasal DurumuŞehir devletleri şeklindeki yaşamda, insanlar daha özgürdüler.Dinsel NedenlerRoma, Hıristiyanlığın dinsel merkeziydi. Papa, bütün Avrupa'da etkili bir dini liderdi. Papa, Hıristiyanlarca ziyaret edilir ve kilise'ye bağışta bulunulurdu.İTALYAHaritayı Büyük Boyutta Görmek İçinRönasans Hareketleri ANA SAYFA

    20. Sayfa
    RÖNASANS HAREKETLERİANA SAYFARönasans Hareketleri ANA SAYFAİTALYAGeri DönRönasans Hareketleri ANA SAYFA

    21. Sayfa
    REFORM HAREKETLERİXVI.Yüzyıl’da Avrupa' da dinsel alanda görülen yenilik hareketlerine denir. Bu hareketler ilk önce ALMANYA ‘da ortaya çıkmıştır.ANA SAYFANEDENLERİSONUÇLARIAlman Martin Luther tarafından başlatılmıştır.

    22. Sayfa
    REFORM HAREKETLERİANA SAYFAReform Hareketleri’nin NedenleriMatbaanın Etkisi :Tevrat ve İncil gibi kitaplar çok sayıda basılmış, Hümanizma hareketleri sırasında da, milli dillere çevrilmiştir. Avrupalılar aracısız , doğrudan kitapları okumaya başlamışlar ve kitaplarda yazılanlarla, Kilise uygulamalarının farkını görerek, Kiliseye tepki duymaya başlamıştır.Rönesans'ın Etkisi: Avrupa' da Hümanist düşüncenin doğmasıyla, ortaçağ skolastik düşünce ve felsefesi eleştirilmeye başlandı.Katolik Kilisesinin Bozulmasının Etkisi:XVI.Yüzyıl’da kilise, halka karşı yapması gereken dinsel ve sosyal görevleri, ihmal etmeye başlamış, kaynaklarını başka alanlarda harcadığı için halkın dini duygularını sömürerek, halktan para toplamaya başlamıştı.Endüljans Sorunu: Hıristiyanların günahlarından kurtulmaları için Kiliseye para ödemeleri yoluydu. XVI. yy.da papa, bu işi daha ileri götürmüş, ölen insanların yerine de endüljans alınabileceğini belirtmişti.Reform Hareketleri ANA SAYFA

    23. Sayfa
    REFORM HAREKETLERİANA SAYFAReform Hareketleri’nin SonuçlarıAvrupa' da mezhep birliği bozuldu. Katolik ve Ortodoks mezheplerinin yanında, Protestanlık, Kalvenizm, Anglikanizm gibi yeni mezhepler ortaya çıktı.Papa ve Kilise’ye olan güven azaldı.Okullar Kilise'den alınarak halka verildi. Böylece Laik Eğitim Sistemi kuruldu. (Dünyada İlk Laik Sistem)Kilisenin malları ve topraklarına el konuldu.Katolik Kilisesi, kendisini düzeltmek zorunda kaldı.Reform Hareketleri ANA SAYFA

    24. Sayfa
    AYDINLANMAÇAĞIAydınlanma, 18. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkan ve her konuda akla öncelik tanıyan düşünce sistemine “Aydınlanma”, bu düşünce sisteminin etkisiyle bilim ve felsefede büyük gelişmelerin olduğu bu yeni döneme “Aydınlanma Çağı” denmiştir.ANA SAYFANEDENLERİSONUÇLARIAydınlanma Çağı’nda “aklın kullanılması ile doğru bilgiye ulaşılabileceği” fikri temel alınmıştır.Aydınlanma ÇağıÖnemli Bilim İnsanları

    25. Sayfa
    AYDINLANMAÇAĞIANA SAYFAAydınlanma Çağı’nın NedenleriAydınlanma ÇağıANA SAYFA1-Reform ve Rönesans nedenleri aynı zaman da Aydınlanma Çağı’nın nedenlerini oluşturur.2-Din temelli dayatmacı ve düşünceyi engelleyici kilise felsefesi artık sorgulanır olmuştur.3-Dine dayalı devlet yönetimlerinin başarısızlığı ve kilisenin baskıcı despot tutumları4-Bilim ve teknolojideki gelişmelerle, Kilisenin söylediklerinin birbirine uyuşmaması5-Fransız devrimi ile gelişen, akılcı, gerçekçi fikirlerin destek bulması ve düşünürlerin bu konuya sahip çıkmalarıÖzetle; Kilise ve buna bağlı devletler ile yönetimler, insanın düşünmesini engelleyen bilgilere ve ön yargıları sahip bir sisteme sahip idiler. Örnek olarak Galileo ve çektikleri gösterilebilir. Buna benzer bir çok bilim adamı ve düşünür yargılanmış ve infaz edilmiştir.Bilimsel gelişmeler ile ,Rönesans ve Reform hareketlerinin getirmiş olduğu yenilikçi düşünce akımı, Fransız ihtilali ve Coğrafi keşifler ile doruk noktasın ulaşmıştır. Artık eski dogmatik ve kalıplaşmış düşünceler rahatlık sorgulanır hale geldi. İşte bu dönem düşünürleri de bu rahat ortam da düşüncelerini din ve tanrı merkezli düşünce yerine, akıl ve düşünce merkezli fikirlere dönüştürdüler.

    26. Sayfa
    AYDINLANMAÇAĞIANA SAYFAAydınlanma Çağı’nın Önemli Bilim İnsanlarıAydınlanma ÇağıANA SAYFANewtonNewton (Nivton); fizik ve matematik alanında çalıştı. Yerçekimini tespit etti.Copernik (Kopernik)Evrende Güneş merkezli bir sistem olduğunu ve Dünya’nın Güneş çevresinde döndüğünü kanıtladı.GalileoTeleskobik gökbiliminin kurucusudur. Teleskobu geliştirerek astronomi gözlemlerinde kullandı. Dünyanın yuvarlak olduğunu ve döndüğünü ispatladı.Descartes (Dekart)Bilimsel bilgiye ancak matematikle ulaşılabileceğini öne sürmüş ve bu nedenle analitik geometriyi geliştirmiştir.Jean Jacques Rousseau (Jan Jak Russo)Toplumsal alanda yazılar yazmış, baskılara karşı demokrasinin oluşmasını savunmuştur.Immenuel KantEleştirisel Felsefenin kurucusu kabul edilir.

    27. Sayfa
    AYDINLANMAÇAĞIANA SAYFAAydınlanma Çağı’nın SonuçlarıAydınlanma ÇağıANA SAYFABilim, sanat, edebiyat, siyaset ve sosyal alanlarda önemli eserler verildi.Bilimsel ve teknolojik gelişmeler Sanayi İnkılâbı’nın temellerini oluşturdu.Siyasi ve sosyal gelişmeler ABD’nin kurulmasında ve Fransız İhtilali’nin çıkmasında etkili oldu.Avrupa’da akılcı düşünce sistemi gelişmiştir.

    28. Sayfa


  • 2
    Önizleme: 2 ay önce

    Bilim ve bilimsel düşünce nedir sunusu

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    Bilim ve Bilimsel Düşünce Nedir? Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIKADÜTF Biyokimya AD2009

    2. Sayfa
    TDK sözlüğünde bilim şöyle tanımlanıyor:Bilim: "Evrenin ya da olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi.“"Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.“"Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir ereğe yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci."

    3. Sayfa
    Bilimin asıl uğraşı alanı doğa olaylarıdır. Yalnızca fiziksel olgular değil, sosyolojik, psikolojik, ekonomik, kültürel vb. bilgi alanlarının hepsi doğa olaylarıdır. Özetle, insanla ve çevresiyle ilgili olan her olgu bir doğa olayıdır.İnsanoğlu, bu olguları bilmek ve kendi yararına yönlendirmek için var oluşundan beri tükenmez bir tutkuyla ve sabırla uğraşmaktadır.

    4. Sayfa
    Bilim, yüzyıllar süren bilimsel bilgi üretme sürecinde kendi niteliğini, geleneklerini ve standartlarını koymuştur. Bu süreçte, çağdaş bilimin dört önemli niteliği oluşmuştur: Çeşitlilik: İlgilendiği konular çeşitlidir Süreklilik: Bilimsel bilgi üretme süreci hiçbir zaman durmaz Yenilik: Bilime yeni bilgiler eklenir Ayıklanma: Yanlış olduğu anlaşılan bilgiler kendiliğinden ayıklanır; yerine yenisi konulur.

    5. Sayfa
    Bilimin Özellikleri:-Bilim olgusaldır. Olgusal olmak demek bilimin gözlenebilir olgulara dayanması demektir.-Bilim mantıksaldır. Araştırma sonuçlarının kendi içerisinde tutarlı olması gerekir.-Bilim genelleyicidir. Bilim tek tek olgularla değil olgu türleriyle uğraşır.-Bilim nesneldir (Objektif). Bilimsel bilgi, bireyin kişisel görüşünden bağımsızdır.-Bilim eleştiricidir.

    6. Sayfa
    Bilim üç bakımdan değerlidir:1. Bilimin pratik bir değeri vardır. Başka bir deyişle bilim bize hem bireysel ve hem de toplumsal yaşantımızda, teknoloji yoluyla büyük yararlar sağlar. 2. Entelektüel değeri vardır. Yani bilim insanın bilme isteğini, merakını tatmin eder. İnsana evreni anlama olanağı sağlar. 3. Ahlaki değeri vardır. Bilim insanlara bilimsel bir zihniyet kazandırır. Bilimsel zihniyet ise, insanlara dürüst ve tarafsız olmayı, karşılaşılan problemleri sabırlı, ayrıntılı ve uzak görüşlü bir biçimde ele almayı öğretir ki bunlar ahlak ve erdemin en önemli özellikleri arasındadır.

    7. Sayfa
    Bilim: Tekrarlanabilen gözlemleri ve test edilebilen hipotezleri içeren bir sorgulama sürecidir.İşbirliği, rekabet bilimsel bir kültür doğurur.Başkaları tarafından doğrulanabilecek gözlem ve ölçüme tabii olması ve başkalarının gözlem ve deneyleri ile tekrarı bilimi kolektif yapan husustur.Bilimsel Süreç iki şeyi birleştirir:Buluş BilimiHipotez oluşturma-sonuç çıkarma

    8. Sayfa
    Buluş Bilimi ve TümevarımBilim doğal olayların doğal nedenlerini araştırır.Bu durum gözleyebildiğimiz ve ölçebildiğimiz yapı-süreçlerin araştırılmasını kapsar.Gözlem ve ölçüm doğrudan veya dolaylıdır.Gözlem diğer insanlarca da teyit edildiğinde doğa üstü olma özelliği taşımaz.Bilim doğa üstü unsurların ne ispatı ne de reddi ile uğraşır. BU ZATEN BİLİM DEĞİLDİR.

    9. Sayfa
    Doğrulanabilen Gözlem Buluşun Hammaddesidir

    10. Sayfa
    Buluş Örneği Olarak Alexander FlemingBakteri ve küf etkileşimi sonrasında penisilin üretimi

    11. Sayfa
    Buluş bilimi tümevarımcı bir akıl yürütmenin tetikleyicisidir:Tümevarımcı sonuç eş zamanlı çok sayıda gözlemi özetleyen genellemedir.“Bütün organizmalar hücreden oluşur” ifadesi bir genellemedir.

    12. Sayfa
    Buluş biliminin gözlemleri meraklı insanları soru sormaya ve açıklamalar aramaya mecbur eder.Bu tarz bir araştırma bilimsel yöntem olarak bilinir.Bilimsel yöntem bir sorgulama süreci olup, bir seri basamaktan oluşur.

    13. Sayfa
    Gözlem : El feneri çalışmadıSoru: Sorun Nedir?Hipotez: Pili bitmiş olabilirTahmin: Eğer doğru iseDeney: Yeni bir pil takTahmini Sonuç: Sonuç olarak fener çalışırFener çalışmışsa sonuç doğrulanmıştırÇalışmamışsa bu kez ampul sorunu açısından bakılır.Aynı basamaklar izlenir

    14. Sayfa
    Hipotez Oluşturma-Sonuç ÇıkarmaHipotez: Bir soruya verilen geçici cevaptırHipotetik bilim insanlarının bir soruya verdiği geçici yanıt ve sonuç çıkarımıdır.Genellikle bilimsel bir tahmindir.“Eğer…….sonuç olarak” mantığı tümdengelim yaklaşımıdır ve genelden özele, tekile gitme yoludur.Tümevarım sonucu olan mantıkta canlıların hücrelerden oluştuğu biliniyorsa, o taktirde insanın da hücreden oluşması bir tümdengelim sonucudur

    15. Sayfa
    Bilimsel TeorilerBilim ile gerçekler bir arada düşünülebilir. Fakat bilimin amacı gerçek koleksiyonculuğu değildir.Bilimin ön koşulu doğrulanabilir gözlem ve tekrarlanabilen test sonuçlarıdır?Bilimin gerçekten ilerlemesinin başka bir ön koşulu da gözlem ile deneysel sonucu birbirine bağlayan teoridir.

    16. Sayfa
    Copernic, Newton, Darwin ve Einstein bilim tarihinde önde gelmesinin nedeni teorilerinin sayılarında değil, kapsamında yatar.Copernic: Güneş sisteminin dünya değil güneş merkezli olmasını savundu. Ve yaptığı şey Copernic devrimi olarak bilinmekteNewton: Yer çekimi yasasını, graviteyi keşfetmişti. Darwin: Türlerin türeyişinin evrimsel yolla gerçekleştiğini savunmuştu. Etkileri kilise için bir yıkım niteliğindeydi.Einstein: İzafiyet Teorisinin kurucusu. Kuantum fiziğinde bir çağ açıyordu.

    17. Sayfa
    Hipotez ve Teori FarkıTeori hipoteze oranla daha geniş kapsamlıdır ve daha fazla çok sayıda ve değişik kanıtın birikimiyle desteklenir.

    18. Sayfa
    Gündelik ve Bilimsel TeoriGündelik teori spekülatif, sansasyonel veya hipotez niteliğindir.Bilimsel teori ise halihazırda çok sayıda kanıtla desteklenmiş ve kapsamlı bir açıklamaya sahiptir.Doğal seçilim bilimsel bir teori olarak uygulanabilir ve gözlemlerle doğrulanabilir niteliktedir.

    19. Sayfa
    BİLİMSEL DÜŞÜNMENİN YAPISIRuhsal olaylar üç kısımda görülür:1 — Düşünsel2 — Duygusal3 — EylemselDüşünce ve duyguların bir arada eylemlere yönelmesi hayatımızın en önemli noktalarından biridir.

    20. Sayfa
    Düşünsel olaylar, bizim fikirlerimizi, bilgilerimizi oluştururlar. Bilgileri, duyular yoluyla dış çevreden alırız. Örneğin: Karın beyaz, soğuk ve yumuşak olduğunu biliriz. Bunun böyle olduğunu daha önceden gözümüzle görmüş ve elimizle denemişizdir. Kar hakkında bizde bir düşünce (fikir) meydana gelmiştir.

    21. Sayfa
    Duygular, haz ve elem (üzüntü) ile beraber olan duygulardır. Bir kış sabahı yatağımızdan kalkınca çatıları, ağaçları, sokakları kaim bir kar tabakasıyla örtülmüş olduğunu görürüz. Bazı kimseler, bu manzarayı o kadar güzel ve çekici bulurlar, bundan o kadar hoşlanırlar ki, bu durumu saatlerce seyretseler, doyamazlar. Öte yandan fakir bir kimse ise, odunsuzluğu, kömürsüzlüğü, parasızlığı düşünerek karlı manzarayı görür görmez üzülür. Fakir adamın haline acımak da bir duygusal olaydır. İşte, haz ve elem ile beraber olan bu gibi durumlar duygularımızı gösterir.

    22. Sayfa
    Eylemsel olaylar, iradî olaylardır. İnsan, yalnız dıştan gelen etkileri almakla kalmaz, dışa da etki yapmak gücüne sahiptir. İnsan, kendisine yararlı olan şeyleri ister. Kendisini yağmurdan ve soğuktan korumak için giysi, konut yapar, kendisine gerekli olan besinleri arar, bulur. Kendini düşmanlardan korumak için türlü araçlar kullanır. İşte bunlar, hep birer eylem, yani irade ile ortaya çıkan fiil ve harekettir. Bunların nedeni iradedir.

    23. Sayfa
    Düşünme, eşyayı ve olayları birbiriyle karşılaştırmak, bunların birbirine uyan ve uymayan yönlerini bulmak ve aralarındaki benzerliklere veya farklara göre onları sınıflandırmak demektir. Duyu organlarımız aracılığıyla aldığımız sayısız algıları, karmakarışık bir durumdan kurtarıp onlardan benzer niteliklere sahip olanları birer bağ ile bağlıyarak demetler haline koymak, düşünme sayesinde mümkün olur.

    24. Sayfa
    Genel olarak düşünme, bir gerçeğe ulaşmak amacıyla, kavramlar, yargılar ve akıl yürütmeler yaparak ve çaba göstererek, analiz ve sentez yollarını izleyen bir zihin çalışmasıdır. Düşünme, ruhun en karışık ve aynı zamanda en yüksek bir çalışma alanı sayılır.

    25. Sayfa
    Kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler bilimsel düşünmenin temel elemanlarıdır. Bu elemanlar, düşünme sayesinde, birleşik gayeler ve uzun zincirler oluştururlar. Örneğin: Bir geometri teoreminin ispatında birçok yargılar ve akıl yürütmeler birbiri ardı sıra dizilerek teoremin ispatı amacı güdülür.

    26. Sayfa
    Akıl yürütme başlıca iki yolda yapılır:1 — Sentez.2 — Analiz.Sentez yolu, özelden genele, parçadan bütüne, örneklerden kurallara, gözlem ve deneylerden yasalara doğru gidilen yoldur. Analiz yolu, genelden özele, bütünden parçaya, kurallardan örneklere, yasalardan, gözlem ve deneylere gidilen yoludur. Analiz, sentezin tersidir.

    27. Sayfa
    Kaynaklarhttp://dusundurensozler.blogspot.com/2007/10/bilim-nedir.htmlhttp://public.cumhuriyet.edu.tr/btepe/ders_notlari.htm

Bilim Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Bilim Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Yazı İşlemleri
Sponsorlu Bağlantılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)
Facebook Grubumuz